Mar 102015
 

Ölümsüzlüğün Kapısı Nanitler

nanitler

Albert Hibbs, Richard Feynman’a Feynman’ın teorik mikromakinelerinin bir gün tıp alanında çığır açabileceğini söylediğinde takvim 1959 yılını gösteriyordu. Geçen elli yıl içinde tıp bilimi akıl almaz bir gelişime uğramışsa da, henüz doktorları yutulabilecek ebata indirebilmiş değil. Bu yazının konusu, nanoteknolojik tıbbın gelişimi hakkında öngörülerde bulunmak değil, teorik olarak genetik rahatsızlıklar dahil her türlü hastalığın semptomlarını ve hatta hastalığın kendisini ortadan kaldırabilecek kadar güçlü bu teknolojinin gerçekleştirilmesi halinde insanlığı öngörülmesi zor şekilde kökten değiştirebileceği fikrini bir kaç hayali örnekle öne sürmektir.

Şimdi onyıllardır durmaksızın çalışmakta olan analitik düşünme sistemimizi bir kenara bırakıp çocukluğumuzun sınırsız olasılıklar diyarına ufak bir geziye çıkalım. Mesela bu nanoteknolojik robotlar (kısaca nanit’ler) bugün piyasaya çıkmış olsun. Devrim niteliğinde bu buluşu bütün dünya(en azından “bilim”i sisli bir okyanustaki bir deniz feneri olarak kabul eden kısmı) ayakta alkışlayacaktır. Malzeme bilimi ve bilgisayar teknolojisi üzerindeki etkileri inanılmaz olacaktır. Hele de yapay zeka ya da en azından sanal zeka konusundaki gelişmeler nanitlerin giderek daha büyük boyutlu maddeleri eş zamanlı olarak etkileyebilmesine olanak sağlayacaktır. Tabii ki böyle bir teknoloji tıp alanında da sıradışı gelişmelere yol açacaktır. Yayılmakta olan kanserli hücreleri bile en yetenekli cerrahtan daha hızlı ve daha isabetli bir şekilde ortadan kaldırmak mümkün hale gelecektir. Hatta geçirilen bir trafik kazası sonrası ağır şekilde yaralanan kazazedenin kan kaybını engellemek, kopan uzuvlarını yerine “tutturmak” bir kaç dakika ve bir doz nanit enjeksiyonuna malolacaktır. Böylece kaza ve hastalık sebepli ölümlerin önüne geçmek çok daha kolay olacaktır. Ama neden burada duralım ki? İnsan vücudunda sürekli olarak barınacak nanitler, insan bağışıklık sisteminin yapamadığını başarabilir, aids, hpv, ebola, grip gibi çaresi henüz olmayan virütik hastalıklarla kolaylıkla başa çıkabilir. Bunun tek dezavantajı, bağışıklık sistemimizin giderek zayıflaması olacaktır. Ama artık bir bağışıklık sistemine de ihtiyacımız olmadığına göre büyük bir kayıp sayılmaz bu. Bu noktada insanın ölmesinin tek yolu, ya vücudun nanitlerin müdahale edebileceğinden daha hızlı ve sert şekilde zarar görmesi, ya da yaşlılıktır. Ama (tekrar) neden burada duralım? Bu noktaya kadar virüs boyutundaki varlıkları manipüle edebilecek kadar gelişmiş olan nanitlerimiz, DNA’mızı da uygun şekilde değiştirebilir. Anne karnında saptanan genetik rahatsızlıklar, bebeğin DNA’sı üzerinde yapılacak değişikliklerle ortadan kaldırılabilecektir. Dahası kendi DNA’larımızın ucundaki telomerleri tamir ederek, hücrelerin yaşlanmasını geri çevirmek, ve pratik olarak ölümsüzlüğe ulaşmak mümkün olacaktır.

Eminim ki bu ana kadar okuyucularım arasında, yazının içeriğinde olumsuzluk bulunmamasına karşın neden bu kadar agresif bir dil kullandığıma şaşıranlar olmuştur. Sebebi, insan cinsinin en büyük başarılarını bile kötüye kullanacağına dair sarsılmaz inancım. Yukarıda yazılan (ve daha pek çok) bütün bu olumlu gelişmeye karşın, nanitlerin insanlığın geliştirdiği en güçlü silahlar olması işten bile değil. Sadece insanların genotiplerine bağlı olarak toptan yokedilebileceğini söylemiyorum. Belirli hormonların, belirli koşullarda aşırı salgılanmasıyla 1984’ü arar hale getirilebilir insan ırkı. Bunlar olmasa bile, bilgisayar virüsleri tarafından hasta edilebileceğimizi bilmek yeterince rahatsız edici olacaktır eminim. En iyi ihtimalle insan ölümlerinin olmadığı bir dünya aşırı kalabalıklaşmaya mahkum. Biyolojik evrimin durması da cabası.

Nanoteknolojinin insanlığın başına açabileceği sorunlar ve sağlayabileceği gelişmeler tabii ki bunlarla sınırlı değil, bunlar sadece birkaç örnek.

Sanırım bu noktada sormamız gereken asıl soru şu: “Bu gelişmeler için bu riskleri almaya değer mi”?

Lütfen görüşlerinizi aşağıdaki yorum alanına ekleyin.

Mustafa Toygar Aksoy

Kaynaklar:

  • http://en.wikipedia.org/wiki/Albert_Hibbs
  • http://www.kurzweilai.net/nanotechnology-nanomedicine-and-nanosurgery-2
  • http://en.wikipedia.org/wiki/Nanorobotics
  • http://www.pa.msu.edu/~yang/RFeynman_plentySpace.pdf
  • http://www.thatsreallypossible.com
  •   Bir yanıt - “Ölümsüzlüğün Kapısı Nanitler”

    1. Yinede düşüncesi bile güzel,yaşasın bilim ve yaşasın NANİTLER!.. :))

     Bir yanıt bırakın

    Bu HTML tagleri ve özellikleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

    (required)

    (required)

    Önceki yazıyı okuyun:
    Kuyruklu Yıldıza İniş Canlı Yayın

    Aşağıdaki pencerede Rosetta uzay aracının özel iniş modülü Philae'nin 67P/Churyumov-Gerasimenko kod adlı kuyruklu yıldıza inişine ait canlı görüntüler yayınlanacak. Etkinliğin...

    Kapat