Haz 252011
 

Bu sabah ta biraz geciktim. Saat 10’a geliyordu ofisi açtığımda.
Yine ilk iş olarak balkona çıkıp etrafı taradım. Bugün daha hazırlıklıyım. Tahmin ettiğim gibi Rüstem de ortalıklarda görünmüyor. Ama bekçiler yerlerinde. Demek ki o da buralarda bir yerlerde…
Aslında Rüstem henüz uçmaya hazır görünmüyordu. Sanırım o Recai’den birkaç gün sonra kırdı kabuğunu. Aralarında epeyce bir boyut farkı vardı.
Etrafta yine ses yok.
Dünkü gibi uykuda olabilir.
Üstelik dün Rüstem’in gezindiği çatıda bu kez sereserpe Kibar uyukluyor.
Bir başka flaş haber: arastanın karşı çatısında da Karabey serilmiş. Hava sıcak. Esinti de yok. Tam uyku havası. Bulutlar bir açılıyor, bir kapanıyor…
Metereolojiye göre yarın gök gürültülü sağanak yağmur geliyor. Üstelik bu kez biraz da kalıcı görünüyor.
Pazar günleri ofisi pek açmıyoruz. Yarın da gelmeyeceğim. Ama, Rüstem’i yağmur altında izlemek isterdim. Acaba nasıl davranacak? Aslında bir daha görüp göremeyeceğimi bile bilmiyorum. Ama ne kadar hoş olurdu…
Hele bir öğle olsun, cidden gidip gitmediği belli olur.

Ne öğle, ne öğleden sonrası, ne akşamüstü… Rüstem yok!
Bir ara karşı çatının üzerinde kırçıl bir palaz görünüp kayboldu. Uzak olduğu için seçemedim.
Ne diyelim? Yolu açık olsun!
Eğer bu günlerde Kadıköy çevresinde kırçıl, acemi, başının üzerinde bir tüy çıkıntısı olan bir martı görürseniz, o Rüstem’dir. Selamımı söylersiniz.
Ahmet Aksoy

 Bir yanıt bırakın

Bu HTML tagleri ve özellikleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)

Önceki yazıyı okuyun:
Komşu Çatının Civcivleri – Nihayet Uyandı!

Nihayet gözlerini açtı! Gerçekten de uyuyormuş demek... Zayıf yavruların kaderine terkedildiği hikayelerini çok dinledik. Umarım şimdi de aynı durum yoktur....

Kapat